Boya Sektöründe İş Güvenliği

  • 19 Ekim 2016
  • 1.400 kez görüntülendi.
Boya Sektöründe İş Güvenliği

Boya, bir çok maddenin bir araya gelmesiyle oluşan bileşik bir malzemedir. İçerisinde solvent, pigment ve bağlayıcılar gibi maddeler barındırmaktadır. Boyahane ve ya boya üretim tesislerinin iş güvenliği açısından incelenmesinde boya içerisindeki bu maddelerin yapılarını esas almak ve tedbirleri bu malzemelere göre almak gerekmektedir.

Boya Sektöründe İş Güvenliği

Boya sektöründe yaşanan iş kazalarını ele alacak olursak üretim hanelerde yada fabrikalarda genelde solventlerin sebeb olduğu patlamalar ve yangınlarla karşılaşıyoruz. Solventler kolay yanıp, patlama riski olan maddelerdir. Aşırı yoğun solvent kullanımında havada bulunan oksijen yoğun solventle birleşip bir alev kaynağıyla teması sonucu çok tehlikeli şekilde patlama reaksiyonu gösterebilir.

Üretim alanında kullanmış olduğumuz solventin alt patlama ve üst patlama limitlerini bilmeli ve sık sık kontrolerle havada oluşan bu yoğunluk miktarını önlemeliyiz. Kullanmakta olduğumuz solventin değer sklası yüksek ise solvent maddeyi daha düşük değerlere sahip başka bir solventle değiştirebiliriz.
Solvent maddenin kendiliğinden alev alma sıcaklığını mutlaka bilmeliyiz. Malzemenin kullanıldığı ortam sıcaklığını solvent maddenin kendiliğinden alev alma sıcaklığının altında tutmalıyız.

ÇSGB’den faydalandığımız bir takım güvenlik tedbirleri şu şekildedir;

1. İşçiler, kullandıkları solventin fiziksel ve kimyasal özellikleri ve güvenli kullanımları konusunda bilgi sahibi olmalıdır.

2. Tedarikçi firma tarafından sağlanmış olan Malzeme Güvenlik Bilgi Formları (MSDS) okunmalıdır.

3. İşyeri ortamındaki, yanıcı solvent buharlarının varlığı, solventin parlama noktası ve patlayıcılık sınırları kullanılarak tahmin edilebilir. Düşük parlama noktası (55°C’den düşük) solventin daha tehlikeli olduğunu ve daha dikkatli kullanılması gerektiğini işaret eder.

4. Kendiliğinden alev alma sıcaklığı, yanıcı/parlayıcı solvent karışımının havada kendi kendine alev almasından önceki maksimum sıcaklığı vermesi açısından bir yol göstericidir. Kendiliğinden alev alma sıcaklığı ile çalışma sıcaklığı arasında anlamlı bir güvenlik marjini bırakılmalıdır.

5. Solventlerin duman zerrecikleri solventin parlama noktasının altında bile parlayıcı olabilir. Duman (mist) ve spreylerin önlenemediği durumlarda özel güvenlik tedbirleri alınmalıdır.

6. İşyeri havasındaki parlayıcı solvent buharlarının alev almasına sebep olacak pek çok alev kaynağı mevcuttur; a. Sigara, kaynak, ya da çıplak alev kaynağını solvent buharlarının bulunması muhtemel yerlerden uzak tutmak gerekmektedir. b. Ex-proof (kıvılcım çıkarmayan) malzemeler kullanılmalıdır. c. Sıcak bölgeler ve yüzeyler kontrol altında tutulmalıdır. Çünkü, sıcak yüzeyler endüstride çok fazla görülür ve yanıcı solvent-hava karışımının doğrudan ya da dolaylı olarak alev almasına sebep olur. Doğrudan alev alma, sıcak yüzeyin sıcaklığının ortamda çoğunlukla bulunan solvent-hava karışımının kendiliğinden alev alma sıcaklığının üstünde bir sıcaklıkta olması halinde olur. Dolaylı alev alma, maddenin sıcak yüzeyden kaynaklanan bir yanma ya da dumansız alev alması halinde gerçekleşir. Endüstrideki sıcak yüzeylere örnek olarak; fırın ya da büyük ocakların duvarları, elektrikli araçlar ve ısıtma boruları verilebilir. d. En az farkında olunan alev alma kaynağı statik elektiriktir. Statik elektriğin alev kaynağı oluşturmasına ilişkin riskleri azaltmak için; i. Ekipmanların topraklanmasının sağlanması, ii. Topraklama direncinin kontrolünün yapılması; topraklama direncinin 10 Ohm’dan küçük olmasının sağlanması, iii. Dolum sırasında sıçrama olmamasının sağlanması, iv. Boruların içinde akan sıvının hızının sınırlandırılması, v. Yük dağılımının olması için beklenmesi, vi. İletken hortumlar kullanılması gerekmektedir. e. Elektrik düğmesini açmak eğer bölgede gaz birikimi varsa çok tehlikelidir. f. Parlama noktaları 40°C’den düşük olan hidrokarbonlar plastik kaplara doldurulmamalıdır. g. Parlayıcı solventlerin kullanımından sonra temizlik için sıkıştırılmış hava kullanılmamalıdır. h. Anti-statik koruyucu giysiler ve ayakkabılar giyilmelidir.

7. Solvent buhar konsantrasyonu, solventin Alt Patlama Sınırının altında olmalıdır. a. Eğer mümkünse parlama noktasının 15°C ile 20°C altında çalışılmalıdır.[3] b. Uygun havalandırma sağlanmalıdır: Güvenliği sağlamak için buharlar Alt Patlama Sınırının %25’inden az olacak seviyeye kadar seyreltilmelidir. Havalandırmayı sağlamak için en kolay yol kapı ve pencerelerin açılmasıdır, ancak birçok durumda mekanik havalandırma da gereklidir. Havalandırma, solventin parlama noktasının üstünde sıcaklıklarda çalışma zorunluluğu varsa daha da önem kazanır. Havalandırma çıkışı, yer seviyesinden en az 3 m yüksekte olmalı ve binanın kapı veya pencerelerinden 3 m uzaklıkta olmalıdır. Saatte 6 tam hava değişimi yapılmalıdır. Oluklarda alarm bağlı bir detektör bulundurulması gereklidir.[3]

8. Eğer alev kaynağı yok edilip, sıcak bölgelerden tamamen kurtulma sağlanamıyorsa, sistemden oksijenin yok edilmesi gerekmektedir. Böylelikle oksitleyici kaynak ortadan kalkacaktır. Bunun sağlanması için asal gazlar (örn. azot çadırı) kullanılabilir.[3]

9. Solvent buharlarının havadan ağır olduğu ve yere çöktükleri unutulmamalıdır.

10. Hatalar ve vakalar, küçük dökülmeler ve kaçaklar dahil, raporlanmalıdır. Bu raporların değerlendirilmesi gelecekteki daha büyük olayları önleyecektir.

11. Yangınlar, dökülmeler ve kaçaklarla ilgili olarak acil durum planları hazırlanmalıdır; örn. alarm sistemi kurulması, yangın söndürme ekipmanlarının hazırlanması, güvenli taliye prosedürelerinin hazırlanması [3]


ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ